Türkiye’de yıllardır Selefilik konuşulurken Selefiler hariç herkesin görüşü alınmış lakin kimse Selefileri kendilerinden öğrenme yoluna gitmemiştir. Bu doğrultuda elbette Selefiliğe dair birçok bilgi kirliliği oluşmuştur. Bunlardan birisi de cihadi Selefilik ve ilmi Selefilik meselesidir. Aslında burada ayırılmak istenen Haricilik ile Selefilik zihniyetidir. Lakin meseleyi güya araştıranlar dahi burada balığı baştan kokutmuş yani eksik ve yanlış malumattan dolayı isimlendirmede dahi yanlış bir yola gitmiştir.
Daha da çirkini bu düşünce Müslümanların kendiliğinde tespit ettiği bir mesele olmayıp gayri Müslimlerin çalışmaları ile ortaya attıkları bir meseledir. Gayri Müslimlerde bu çalışmayı yaparken Selefiliği tanımlamak için kendini Selefiliğe nispet eden herkesin öyle olmadığını görmelerinden kaynaklanmaktadır. Nitekim bu mesele hakikatte mezhep ve cemaat için böyledir. Mesela Talibanın Hanefilik anlayışı ile Türkiye’deki Hanefilik anlayışının arasında adeta uçurum vardır. Yine kendisini nurculuğu nispet eden FETÖ terör örgütü iken Türkiye’de terörden uzak millet ve devlet tarafından kabul görmüş birçok risaleyi nur cemaati ve mensubu mevcuttur. Lakin kimse kendi gözündeki çapağı görmez.
Cihadi Selefilik ile İlmi Selefilik Anlayışını Harmanlama Çalışmaları
Burada cihadi ve ilmi Selefiliğe dair çalışmalara bakınca yukarıda da ifade ettiğimiz gibi bu çalışmaların gayri Müslimler tarafından yapıldığını unutmayalım. Yine unutulmamalıdır ki ister Selefi olsun ister başka bir mezhep ve görüşten olsun bu gayri Müslim Yahudi ve Hristiyan toplumu için aynıdır. Düşünün Fransızlar Kaddafi’yi (Libya) vurduklarında gazetelerinde İslam’a büyük darbe diye manşet vererek gurur duyduklarını ifade etmişlerdi. Kaddafi’nin ve Kaddafi yönetiminin İslam’la alakası neydi? Burada gurur duyulan şey aslında Müslüman topraklarına açlık, savaş ve vahşeti götürmekti. Avrupa toplumunun herhangi bir radikal Müslüman topluluğu eleştiri ve uyarısına bakan da sanki Avrupa toplumunun elini temiz zanneder. Halbuki Müslüman toplumlar arasında fitne ve fesat çıkarma maksadı ile birilerini hedef gösterenlerin parmaklarından nasıl Müslüman kanının damladığını görmekteyiz.
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَأٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُصٖيبُوا قَوْماً بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِمٖينَ
Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.1
Ayette Allah azze ve celle bir kafir demiyor. Bir fasık haber getirirse diyor. Peki bizler bu kimselerin sözlerine bakarak nasıl Müslümanların arasına kin ve husumetin sokulmasına müsaade ederiz. Yarın bu yayın kuruluşları Türkiye’de muteber görülen başka bir cemaate de bu tarz bir söylem çıkarırsa nasıl hareket ederiz. Bu sebeple Müslümanlar kendi meselelerini Kitaba ve sünnete bakarak çözmelidir. Yahudi ve Hristiyanların yönlendirmeleri ile birbirlerini yargılamamaları gerekir. Müslümanlar nefislerini sadece Allah ve Rasulü (sas) öğütleri karşısında hesaba çeker.
وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْؕ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىؕ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ الَّذٖي جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَصٖيرٍ
Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah’tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.2
Görüldüğü üzere Yahudi ve Hristiyanların Müslüman bir toplum ya da cemaatten razı olması için onların dinine tabi olmaları gerekir. Bize gelen ilimden sonra onların arzu ve hevalarına uymaktan Allaha sığınırız.

Peki önce onların bu konudaki sözlerine bakalım…
Alman hükûmet yetkilileri, Selefizmi terörle güçlü bir bağlantısı olduğu gerekçesiyle suçlamış, ancak daha sonra tüm Selefilerin terörist olmadığını açıklamışlardır. Alman hükûmet yetkililerinin Selefizmi eleştiren açıklamaları, Deutsche Welle tarafından Nisan 2012’de televizyonda yayınlanmıştır. Alman siyaset bilimci Thorsten Gerald Schneiders’e göre, Selefi hareketin İslami değerleri yeniden tesis etme ve İslam kültürünü savunma iddialarına rağmen, hareketin bazı üyeleri İslami geleneklerle uyuşmayan bir şekilde yorumlamakta ve şiir, edebiyat, şarkı söyleme, felsefe vb. gibi bazı Müslüman kültür unsurlarını şeytanın eseri olarak görmektedir. Fransız siyaset bilimci Olivier Roy’a göre, Batı’daki çoğu üçüncü nesil Müslüman göçmenler Selefizmi benimsemekte ve bazıları aile mirasından koparak diğer Müslümanlarla evlenmekte, Marc Sageman’a göre, Selefi hareketin bazı bölümleri, El-Kaide gibi dünya genelindeki bazı terör örgütleriyle bağlantılıdır.3
Ancak, diğer analistlere göre, Selefilerin doğası gereği siyasi olmaları söz konusu değildir. Selefiler, çevrelerine ve ait oldukları genel nüfusa bağlı olarak devletle çeşitli ilişkiler sergileyebilirler. Onlar, monolitik bir grup olarak şiddete eğilimli bir tutum sergilemezler. Siyasi katılım veya silahlı isyanlara dahil olan Selefiler, daha geniş bir siyasi projeler şemsiyesi altında bunu gerçekleştirirler. Roel Meijer’e göre, Batı’nın Selefizmi şiddetle ilişkilendirmesi, 2000’li yılların başında yapılan güvenlik çalışmaları prizmasından yazılardan ve kolonyal dönemde İslami dirilişçileri şiddetle eşitleyen popüler Oryantalist tasvirlerden kaynaklanmaktadır.4
Burada aslında Avrupa devletlerinin asıl problemi İslam’ın Avrupa’da yayılmasıdır. Duyulan rahatsızlıkta bundan dolayıdır.
İşin özü burada Selefiliğe bir eleştiri yapılacaksa bu eleştiri insaflı, insancıl, adil ve hiç şüphesiz Müslümanca yapılmalıdır. Selefiliğe nispet edilen eleştiri ve ithamlar iftiraya dönüşmeden Kuran ve Sünnet’ten deliller ile zikredilmelidir. Lakin, görülmektedir ki Selefilik adına atılan her iftira, maalesef ya Yahudi ve Hristiyan kaynaklı ya da Şia kaynaklıdır. Bu konuda sarf edilen sözler ve makaleler Kuran ve Sünnet ile delillendirilmeyen mesnetsiz iftiralardan ibarettir. Bu sebeple bu meselenin ilgililerine duyurulur. Müslümanlar ihtilaf ettiğinde çözümü Allah’ın kitabında ve Rasulu (sas) Sünneti’nde ararlar.
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اَطٖيعُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُوا الرَّسُولَ وَاُو۬لِى الْاَمْرِ مِنْكُمْۚ فَاِنْ تَنَازَعْتُمْ فٖى شَىْءٍ فَرُدُّوهُ اِلَى اللّٰهِ وَالرَّسُولِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَاْوٖيلًا۟
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Rasule itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız- onu Allah’a ve Resulüne götürün bu hem hayırlı hem de netice bakımından daha güzeldir.5
İşte Müslümanlar Allah’ın bu reçetesine tabi olmadan aralarındaki hiçbir ihtilafı çözemez. Hiçbir fitnenin de önüne geçemez. Eğer çözüm Kuran ve Sünnet ışığında olursa Allah’ında vadettiği gibi hem hayırlı hem de netice bakımından daha güzel olur.
Ey Müslümanlar kendimize gelelim!
Bir meseleye dikkat çekmek isterim. Wikipedia da cihadi Selefiliğin anlatıldığı makaleye bakınca bir şey dikkatimizi celbetmektedir.
19. Yüzyılın sonlarında Müslüman-Osmanlı Devleti’nin Avrupalı İslâm-Karşıtı Emperyal Güçler6 tarafından dağıtılmasının ardından Türk Devleti büyük bir borç bataklığının içerisine sürüklenmişti7
Netice Selefiler bu zayıflığın Osmanlının çöküşünü getireceğini düşünerek harekete geçmiş ve cihadi Selefiliğin temeli oluşmuş. Makalenin kaynağı dahi Yahudi ve Hristiyan menşeli…
Halbuki her zaman ifade ettiğimiz gibi yalın bir şekilde bir dine, mezhebe görüşe aidiyet iddiası ile kişilerin münferiden işlemiş olduğu hatalar o dini, mezhebi, düşünceyi karalamaya yetmez. Burada Selefiliğin karalana bilmesi için kaynaklarında teröre teşvik olması gerekir. Tam burada kavramsal başka bir hata gün yüzüne çıkmaktadır. Günümüz Avrupa toplumu cihat gibi çok önemli bir ameli terör ile eş anlamlı göstermeye çalışmaktadır. Lakin aynı toplum yüz yıllardır barışı getirme iddiası ile Müslüman topraklarına kan ağlatmıştır. Halbuki Arapça lügatte Cihat doğrudan savaş manasına dahi gelmemektedir.
Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Müşriklerle, mallarınızla, ellerinizle, canlarınızla ve dillerinizle Cihat edin!”8
Bu hadiste de görüldüğü üzere Allah yolunda cihat sadece kılıç ile silah ile savaşı ifade etmemektedir.
Yine Allah Resulü as şöyle buyurmuştur. “Mücahit, nefsiyle cihat eden kişidir”9
وَعَدَ اللّٰهُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دٖينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْناًؕ يَعْبُدُونَنٖي لَا يُشْرِكُونَ بٖي شَيْـٔاًؕ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hâkim kıldığı gibi onları da yeryüzüne sahip ve hâkim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm’ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vadetti. Çünkü onlar bana kulluk ederler; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır.10
Rabbimizin ayette de bizlere Müslümanların yer yüzünün halifeleri olabilmelerinin önündeki en büyük engelin nefisleri ile cihadı kaybetmeleri, hakkı ile iman edip şirksiz salih amel işlemekten yüz çevirmeleri olduğunu bu ayette göstermiştir.
Bununla beraber Allah ölçülü ve mutedil olmayı emretmiştir. Burada cihadi Selefilik adı altında göstermeye çalışılan zümre ise harici zihniyettir. Allah Rasulu (s.a.s) bu şerli toplumdan ashabını ve bizleri sakındırmıştır. Makalenin başında da zikrettiğimiz gibi her toplum ve cemaatin içerisinde o toplumun değerlerini suiistimal eden bir kesim çıkmıştır. Burada Selefin tahir yolunu suiistimal edenler harici zihniyete mensup olan kimselerdir.
İnsanlara abdesti öğretmeden abdesti bozan şeyleri öğretmeyi doğru bir menhec zanneden bu toplum; topluma tevhidi, imanı öğretmeden şirki, hurafeyi, küfrü öğretmiş ve insanları tekfir etmeyi kendilerine tabii olan cahil kesime emretmişlerdir. Netice itibarı ile dini yarım yamalak bilen bu insanlar imanı bilmeden Müminleri İslam’ı bilmeden Müslümanları tekfir etmişlerdir. Diğer bir vasıfları ise sürekli namaz kılan Müslüman yöneticileri, ilimdeki eksiklikleri ve günahları sebebi ile tekfir etmeyi ve onlara karşı ayaklanmayı gerekli görmüşlerdir.
Lakin bunlar Selefi değillerdir. Nitekim öncü Selefimiz olan Allah Rasulu (sas) tezkiye edilmiş ashabını tekfir edip onlar ile savaşmış bir zihniyet nasıl olurda Selefi olabilir.
İlmi Selefilik
Şüphesiz erler hak ile bilinir, hak kişilere göre bilinmez. Selefin akidesi derken Allah Rasulu (sas) ashabı tabiin ve tebei tabiini kast ederiz. Nitekim ashap Allah ve Rasulu (sas) tarafından övülmüş, tezkiye edilmiştir. Yine bu nesil bize örnek gösterilmiş ve kendileri gibi iman etmeyen toplumun imanının kabul edilmeyeceği ifade edilmiş bir toplumdur. Bu sebeple Selefe tabi olmak Kuran’a ve Sünnet’e göre zorunluluktur.

وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرٖينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذٖينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍۙ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖي تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَٓا اَبَداًؕ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Öne geçen ilk muhacirler ve Ensar ile onlara güzel bir şekilde tabi olanlar var ya, işte, Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş.11
فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِهٖ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ فٖي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْفٖيكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّمٖيعُ الْعَلٖيمُؕ
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar, dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.12
وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبٖيلِ الْمُؤْمِنٖينَ نُوَلِّهٖ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِهٖ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَصٖيرًا۟
Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Resule muhalefet eder ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve alır cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir.13
عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بن مسعود رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: (خَيْرُ النَّاسِ قَرْنِي، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ
Abdullah bin Mesud dan gelen rivayette Allah Resulu sav şöyle buyurdu. “Ümmetimin en hayırlısı benim asrımda yaşayanlardır. Sonra onlara tabi olanlar (tabiinler) Sonra da onlara tabi olanlardır. (etbaut tabiun) dur.14
Buda bize gösterir ki başta sahabe olmak üzere en hayırlı üç nesil bizim örneğimiz olmalıdır. Bununla beraber ilim ehli bize bu menhecte bazı kaidelerde zikretmiştir. Mesela sahabe umumen tezkiye edilmiş ve adildir. Allah ve Resulünün tezkiye ettiğini de kimse cerh edemez. Lakin bununla beraber hiçbirisi hatasız değildir. Onlar hataları ile ibret doğruları ile örnek olan bir toplumdur.
Allah’u Azze ve Celle Kuran’da sahabeden umumen bahsederken Muhammed sav ile beraber olanlar diye bahsetmiştir. Nitekim onlar öyledirler. Bedir’de, Uhud’da Hendek’te, Rıdvan biatinde her koşulda sahabe, Resullerinin yanında olmuşlardır. Allah Resulu (s.a.v) zor ve sıkıntılı zamanlarında da yanında olmuşlardır ki, Allah’ta onları bu sebeple Muhammed Allah’ın elçisi onunla beraber olanlar diye tanımlamıştır. İşte bizlerin örnek aldığı hayırlı nesil ve menhec budur.
- Hucurat Suresi 6. Ayet ↩︎
- Bakara Suresi 120. Ayet ↩︎
- ^ Third public hearing of the National Commission on Terrorist Attacks Upon the United States 2 Mart 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Statement of Marc Sageman to the National Commission on Terrorist Attacks Upon the United States, 9 July 2003
^ “Federal Office for the Protection of the Constitution (Bundesamt für Verfassungsschutz) 7/18/2012: latest 2011 report on Islamic Salafist extremism in Germany (English)”. 17 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Temmuz 2012.
^ Stevens, O’hara, David, Kieron (2015). The Devil’s Long Tail: Religious and Other Radicals in the Internet Marketplace. New York: Oxford University Press. s. 76. ISBN 978-0-19-939624-5.They do not represent an Islamic tradition; on the contrary they break with the religion of their parents. When they convert or become born-again, they always adopt some sort of Salafism, which is a scriptualist version of Islam that discards traditional Muslim culture. They do not revert to traditions: for instance when they marry, it is with the sisters of their friends or with converts, and not with a bride from the country of origin chosen by their parents.
^ Thorsten Gerald Schneiders Salafismus in Deutschland: Ursprünge und Gefahren einer islamisch-fundamentalistischen Bewegung transcript Verlag 2014 9783839427118 page 392
^ “Salafist extremism spreading in Germany”, Deutsche Welle (www.dw.com), 8 Mayıs 2012, 28 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 26 Haziran 2023
^ “Verfassungsschutzbericht warnt vor Salafisten” [Constitutional protection report warns of Salafists], Pipeline, 17 Haziran 2012, 20 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi ↩︎ - ^ Meijer, Roel (2014). “Introduction”. Meijer, Roel (Ed.). Global Salafism: Islam’s New Religious Movement. Oxford University Press. s. 2. ISBN 978-0-231-15420-8.
^ Li, Darryl (2015). THE UNIVERSAL ENEMY: Jihad, Empire, and the Challenge of Solidarity. Stanford, California, United States: Stanford University Press. ss. 105-106. ISBN 9781503610873. ↩︎ - Nisa Suresi 59. Ayet ↩︎
- ^ Mortimer, Edward, Faith and Power, (1982), p.85 ↩︎
- ^ “ottoman empire: debt”. Answers.com. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Nisan 2012. ↩︎
- Ebu Davud 2504, Nesei 3082, Darimi 5/258, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/1245, İbni Hibban, Hakim Müstedrek 2/81 ↩︎
- Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd, 2. sahih ↩︎
- Nur Suresi 55. Ayet ↩︎
- Tevbe Suresi 100. Ayet ↩︎
- Bakara Suresi 137. Ayet ↩︎
- Nisa Suresi 115. Ayet ↩︎
- Buhari 2652 Müslim 2533 ↩︎













