Allah’a hamd eder, Rasul’e salat ve selam ederiz. Selef alimleri, Allah’ın Rasul’e indirmiş olduğu bu dini ilk günkü berraklığı ve şeffaflığı ile günümüze kadar ulaşmasını sağlayan ve bu konuları uygulamada ilk safları oluşturan saygın kişiliklerdir. Rasulullah’ın övmüş olduğu şerefli ilk üç nesil bu başlığın özneleridir. Bu üç nesil şu şekildedir:
- Sahabe
- Tabiin
- Etbaut-Tabiin
Selef Alimlerinin İlk Kuşağı Sahabe:
Sahabeler, Allah’ın Kuran’da kendilerini tezkiye etmiş olduğu bu topluluk selef alimleri denilince ilk akla gelmesi gereken topluluktur. Çünkü günümüzde alim denildiğinde bu hayırlı nesil genellikle atlanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki bu neslin alimlerin önderleri olduğu unutulursa dinin kaynağından uzaklaşmak an meselesi olacaktır. Yine unutulmamalıdır ki günümüze dinin bu şekilde pak ve berrak ulaşmasının başrolü Muhammed (as)’ın ashabıdır. Tüm ilimlerin kaynağı sahabelerdir. Kendi aralarında ilim konusunda fazilet farkları tabi ki de vardır. Fakat Allah onların hepsinden razı olmuştur. Günümüzde onların dışında hiçbir kimse bu şerefe dünyada iken nail olamamıştır. Allah bu büyük alimlerden razı olsun.

Sahabenin Talebeleri, Zamanının Alimleri Tabiin:
Tabiin, dinini sahabeden öğrenen ve sahabelerin sohbet halkalarına katılıp onlardan istifade eden ve bu dinin aktarılmasında sahabeden hemen sonra gelen övülmüş nesildir. Onlar da bu dinin hem yaşanmasında hem de sonraki nesillere aktarılmasında büyük rol oynamışlardır. Kendileri sahabeden almış oldukları ilmi sonraki nesillere olduğu gibi aktarmaya çalışmışlardır. Bizler bu nesildeki alimleri aynı sahabeyi tanıdığımız yerde yani hadislerden tanıyabiliriz. Rivayetlerin senetlerinde, sahabelerden sonra kendileri yer almaktadırlar. Rasulullah’ın sahabesine aktardığı bu dini onlardan olduğu gibi alıp sonraki nesle aktarmışlardır. Allah onlardan da razı olsun.
Övülen Nesillerin Son Alimleri Etbaut-Tabiin:
Etbaut-Tabiin, dinini tabiinden öğrenen ve bu vahyin günümüze kadar ulaşmasında yine büyük rol oynamış olan alimlerdir. Kendileri tabiinin sohbet ve ilim meclislerinde bulunmuş onların sahabeden aktardığı bu ilimden kendilerini faydalandırıp, onlar da tıpkı kendi alimleri gibi sonraki nesle bu bilgileri aktarmışlardır. Onları da tabiin alimlerini tanıdığımız yerden yani senet zincirlerinden tanıyabiliriz. Onların da en büyük özelliği dinin ilk gününde olduğu gibi pak ve berrak bir şekilde kalması için verdikleri mücadeledir. Allah onlardan da razı olsun.
Selef Alimleri Neden Önemlidir?
Günümüzde bir kişi İslam dinini öğrenmek istediğinde, çok fazla bilgi kirliliği ve alim diye isimlendirilen şahıslar ile karşılaşıyor. Fakat gelen bilgilere ve konuşan şahıslardan İslam dinini öğrenmeye kalktığı zaman sanki her gelen bilgi ve her konuşan şahıs farklı bir dinden bahsediyormuş gibi geliyor. İşte tam bu sırada selef alimleri olarak sınıflandırmasını yaptığımız şahısların önemi ortaya çıkmaktadır. Çünkü onların tek amacı, bu dini ilk gün olduğu gibi doğru ve temiz bir şekilde yaşamak ve onu nesilden nesle aktarmaktı. Kişi biraz araştırmaya girdiğinde aslında İslam’ın ilk günkü gibi berrak ve pak olarak aktarıldığını görecektir. Bunu görebilmesinin sebebi de selef alimlerinin Kuran ve Sünnet üzerine yapmış olduğu çalışmalardır. Bu sebepledir ki kişinin bugün dinini öğrenmesinde selef alimlerinin yeri çok ama çok önemlidir.
Bir Alimin Selef Alimi Olduğunu Nasıl Anlayabiliriz?
Kendisine alim denilen çok fazla şahıs varken kişinin selef alimlerini tespit etmesi göründüğü kadar zor olan ve ilimde derinlik gerektiren bir husus değildir. Çünkü bu dinin günümüze kadar korunması bu konuda tartışmayı ortadan kaldırmaktadır. Bir şahsın alim olabilmesi için insanların ona alim demesi veya bazı bilgilere sahip olması yeterli değildir. Bir insanın alim olması onun korunan vahye uygunluğu ile ölçülür. Ne kadar Kuran ve Sünnete uyuyor ise o kadar değerlidir. O zaman unutulmamalıdır ki her insanın vahiy bilgisinin belirli bir seviyede olması kaçınılmazdır. Çünkü bir şahsın Kuran’a ve Sünnet’e göre konuşup konuşmadığını anlamak için onu dinleyenin bilgi sahibi olması gerekir. Bu bilgiye sahip olmak her Müslüman’ın üzerine vacip olan bir görevdir.
Alim Hata Yapabilir Mi?
Bu soruya en üstten cevap vermek Allah’ın izni ile yeterli olacaktır. Eğer iyi bir hadis okuyucusu iseniz bazı sahabelerin bilmedikleri şeyleri diğer bir sahabeden öğrendiğini görürsünüz. Bu bilmedikleri hususlar asla onların değerlerini alçaltmaz. Aksine bilmedikleri hususta doğruyu öğrenme çabaları onların ne kadar değerli olduklarının ispatıdır. Bir sahabe bile bazen hata edebiliyorsa yahut bir meseleyi bilemiyorsa, sonradan gelen nesillerdeki alimlerin hata yapması veya bir meseleyi bilmemesi gayet normaldir. Burada gözden kaçırılmaması gereken husus bir sahabenin hatası nasıl diğer sahabe sayesinde öğreniliyorsa, bir alimin hatası da başka alimler sayesinde öğrenilir ve bu onların asla değerini düşürmez. Zaten selef alimlerinin dillerinden asla düşürmediği sözlerden bir tanesi de ‘‘Kuran ve Sünnete ters düştüğümüz durumlarda bizi tercih etmeyin.’’ sözüdür. Onlar da bunu tavsiye etmişlerdir.

Sonuç olarak; selef alimlerinin bizler için önemi gayet açıktır.
Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur: “İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra bunları takip edenlerdir, sonra da onları takip edenlerdir.”
(Sahih-i Buhari, Şehadat 9)
Rasulullah’ın kendi ağzıyla övmüş olduğu selefimizin içerisinden birçok alim çıkmıştır. Bizler de onlar sayesinde bu vahiyle tanışmaktayız. Onların baş öğretmeni Muhammed Aleyhisselam’dır. Bu sebeple bizler için mükemmel bir örnektirler. Alim denilince ilk akla gelmesi gereken insanlardır.
Yine unutulmamalıdır ki, günümüzde de bu hayırlı ilk üç nesile uymaya çalışıp, bu konuda çalışmalar ve konuşmalar yapan alimler de bizler için değerlidir. Bizler onlardan da faydalanırız. Ancak burada önemli bir husus vardır ki bizden önceki nesillerde dinlerini tahrif eden kişiler o dönemin alim olarak bilinen kimseleri idi. Ve onların dini bu bilgili sınıf tarafından tahrif edilmişti. Bu sebeple bizlerin de alimlerden faydalanırken bu hususa dikkat etmemiz gerekmektedir. Alimlerimiz ne kadar öze bağlı kaldıysa o kadar faydalanmamız gerekmektedir.
Allah, bizlere faydalı olan bu insanlara rahmet eylesin. Onları da bizleri de cennet bahçelerinde buluştursun. Azabını üzerimizden kaldırsın. Bizi Rasulullah ve ashabına komşu eylesin. Allah’ım sen tüm noksanlıklardan münezzehsin ve hamd sanadır. Şehadet ederiz ki senden başka hak ilah yoktur. Sana tövbe eder ve sana istiğfar ederiz.













